Türbedar logosuTürbedar
Türbe

Emir Sultan Hazretleri

📍 Emirsultan / Yıldırım / Bursa

Emir Sultan Hazretleri, Yıldırım, Bursa konumunda bulunan bir türbedir.

Emir Sultan Hazretleri

Emir Sultan Hazretleri Hakkında

Kısaca Hayatı 14. ve 15. yüzyıllarda yaşamış olan Emir Sultan, Asya'nın kadim ilim merkezi Buhara'dan yola çıkarak Osmanlı coğrafyasına ışık saçmış, Bursa'nın manevi mimarlarından biri olmuş büyük bir velidir. Gerçek adı Şemseddin Muhammed bin Ali el-Hüseyni el-Buhari olan bu mübarek zat, Peygamber efendimizin soyundan gelen bir Seyyid olduğu için halk arasında "Emir", gönülleri fethettiği ve Osmanlı sarayına damat olduğu için de "Sultan" unvanıyla anılmıştır. Hayatı boyunca padişahlara kılıç kuşatıp devletin bekasına dua eden, aynı zamanda tebaanın dertleriyle dertlenen bir mürşid olarak Türk-İslam ve tasavvuf tarihinde derin izler bırakmıştır. Doğumu ve İlk Yılları Emir Sultan, 1368 (Hicri 770) yılı civarında Maveraünnehir havzasının önemli ilim ve kültür merkezlerinden olan Buhara'da dünyaya geldi. Babası, geçimini çömlekçilik yaparak sağlayan ve aynı zamanda bölgenin tanınmış mutasavvıflarından olan Seyyid Ali'dir (Emir Külal). Soyu, Imam Musa el-Kazım üzerinden on iki imamlara ve doğrudan Hz. Ali ile Peygamber efendimize ulaşmaktadır. Çocukluk yıllarında annesini kaybeden Emir Sultan, ilk terbiye ve şefkati babasından gördü. Babası ona helal rızık kazanması için çömlekçilik zanaatını öğretirken, dürüstlük, Kur'an'a bağlılık ve mutlak Peygamber sevgisi gibi yüce ahlaki faziletleri de aşıladı. İlk gençlik yılları, Buhara'nın tasavvuf ve ilim meclislerinde derin bir manevi atmosfer içinde şekillendi. Tahsil Hayatı ve Manevi Yola Girişi Temel dini ilimleri ve tasavvuf terbiyesini öncelikle babası Seyyid Ali'den alan Emir Sultan, Buhara'daki diğer tasavvuf ehlinden de feyz alarak genç yaşta manevi kemale erdi. Babasının vefatı üzerine, hac farizasını yerine getirmek amacıyla diğer tasavvuf ehliyle birlikte yola çıktı. Mekke ve Medine'ye vararak hac vazifesini tamamladıktan sonra niyeti Medine'de kalarak ömrünün sonuna kadar Peygamber efendimizin kabri yakınında yaşamaktı. Ancak Medine'deyken rüyasında Hz. Muhammed ve Hz. Ali'yi görerek manevi bir işaret aldı ve Rum diyarına (Anadolu) gidip irşad vazifesini orada sürdürmesi emredildi. Rüyasında kendisine müjdelenen ve yolunu aydınlatan üç manevi kandilin izinden giderek Karaman, Kütahya, İnegöl gibi çeşitli şehirleri geçtikten sonra Bursa'ya ulaştı. Bursa'ya yerleştikten sonra dönemin büyük âlimlerinden Molla Şemseddin Fenari'den zahiri ilimler dersi de alıp (özellikle Sadreddin Konevi'nin Miftahu'l-gayb adlı eserini okuyarak) tasavvuf ile medrese ilmini şahsında birleştirdi. Tasavvufi silsilesi, babası üzerinden Necmeddin Kübra'ya ulaşan Kübreviyye tarikatına mensuptu. İrşad, Hizmet ve Faaliyetleri Emir Sultan'ın Bursa'ya gelişi 1390-1391 yıllarına, Yıldırım Bayezid dönemine rastlar. Bursa'da gösterdiği tevazu, derin ilim ve ardı ardına görülen olağanüstü kerametleri sayesinde kısa sürede hem halkın hem de yöneticilerin büyük saygısını kazandı. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Fatma Hatun ile evlenerek Osmanlı sarayına "Damat" oldu. Bu evlilik, devleti Seyyid soyuyla manevi olarak kaynaştıran ve Osmanlı hanedanının meşruiyetini pekiştiren çok önemli bir sosyal ve siyasi olaydı. Padişahlar üzerinde muazzam bir etkiye sahip olan Emir Sultan, devlete yön veren başlıca danışmanlardan biriydi. Padişahlara kılıç kuşanma geleneğini başlatmış; Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed ve II. Murad tahta çıkarken veya sefere giderken bizzat onun duasını alıp onun eliyle kılıç kuşanmışlardır. Ankara Savaşı öncesinde Timur tehlikesine karşı Yıldırım Bayezid'i uyarmış ancak dinletememiştir. Ankara Savaşı sonrasında Timur'un huzuruna götürülmüş olsa da manevi konumu sayesinde serbest kalmış ve Fetret Devri krizlerinde Çelebi Mehmed'i destekleyerek Osmanlı'nın yeniden toparlanmasına büyük katkı sağlamıştır. Dahası, II. Murad'ın 1422 yılındaki İstanbul kuşatmasına 500 kadar dervişiyle bizzat "Gazi" sıfatıyla katılmış ve ordunun taarruz işaretini kılıcını sallayarak o vermiştir. Sadece askeri ve devlet nizamında değil, sivil hayatta da Bursa'da her bahar erguvan ağaçlarının çiçek açtığı dönemde "Erguvan Bayramı" geleneğini başlatarak her kesimden insanı zikir, sohbet ve kardeşlik etrafında toplamıştır. Vefatı ve Mirası Gönüller Sultanı Emir Sultan, yaklaşık 63 yaşındayken 1429 (Hicri 833) yılında Bursa'da çıkan bir veba salgınında ahiret âlemine göçtü. Vefatının ardından cenaze namazını, vasiyeti üzerine bizzat Hacı Bayram-ı Veli kıldırdı. Mübarek naaşı, Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yer alan, eşi Hundi Hatun'un yaptırdığı Emir Sultan Camii ve Külliyesi içerisindeki türbeye defnedildi. Kendisinden sonra kurumsal ve resmi bir tarikat silsilesinden ziyade, kendi dergâhında "Usul-i Emir" adıyla bilinen müstakil bir tasavvuf disiplini, Hasan Hoca ve Şeyh Sinan gibi pek çok yetkin halife bırakmıştır. Günümüze dağınık mecmualarda yer alan şiirleri ve nutukları ulaşmış olan Emir Sultan'ın aziz hatırası, padişahından dervişine kadar herkesi aynı gayede birleştiren "Kerametler Sultanı" sıfatıyla günümüzde de o muazzam türbesini ziyaret eden milyonların kalbinde yaşamaya devam etmektedir.

Kaynaklar

  1. Detaylı Bilgi

Konum Bilgileri

Tür
Türbe
İl
Bursa
İlçe
Yıldırım
Mahalle / Köy
Emirsultan
Koordinat
40.18116, 29.08098

Bursa'da Diğer Ziyaret Yerleri

Bursa türbelerinin tümünü gör (6) →

Türbedar'ı Telefonuna Kur

Haritada yakınındaki türbeleri bul, ziyaret ettiklerini işaretle, bildiğin yerleri ekle. Ücretsiz ve reklamsız.

iPhone: Safari ile turbedar.web.app'i aç → Paylaş → Ana Ekrana Ekle