Ankara'nın manevi mimarlarından ve tarihi şahsiyetlerinden biri olan Şeyh İzzeddin Efendi hakkında öne çıkan tarihi ve manevi bilgiler:
1. Manevi Şahsiyeti ve Kimliği
Ahi ve Sufi Geleneği: Şeyh İzzeddin Efendi, 13. ve 14. yüzyıllarda Ankara'da yaşamış önde gelen Anadolu sufisi ve Ankara Ahilerindendir.
Hacı Bayram-ı Velî ile Bağı: Hakkındaki yazılı kaynaklar sınırlı olmakla birlikte, Ankara'daki köklü halk rivayetlerine göre Hacı Bayram-ı Velî’nin müderrisi (Arapça ve ilim hocası) olduğu kabul edilir. Ankara’nın manevi ikliminin oluşmasında Gül Baba ve diğer sufilerle birlikte öncülük etmiş isimlerdendir.
Seyyid Nesli: Osmanlı arşiv kayıtlarında (25 Ağustos 1798 tarihli vakıf belgesi) kendisinden "es-Seyyid eş-Şeyh İzzeddin" olarak bahsedilir. Bu kayıt, kendisinin Peygamber soyundan (Seyyid) geldiğini ve pir/tarikat mertebesinde bir veli olduğunu göstermektedir.
2. Tarihi ve Mimari Önemi
Vefat Tarihi ve Kitabesi: Şeyh İzzeddin Efendi, Hicri Şaban 705 (Miladi 1306) tarihinde vefat etmiştir. Türbesine ait orijinal mermer kitabe korunarak Ankara Etnografya Müzesi’ne kaldırılmıştır. Kitabede “Şeyh İzzeddin 705 hicri senesinin Şaban ayında Allah'ın rahmetine kavuştu. Bütün emlâkini vakfetti.” ifadesi yer almaktadır.
Külliyesi ve Zaviye Kayıtları: Osmanlı dönemi tahrir defterlerinde (438 numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri) hem "Şeyh İzzeddin Zâviyesi Vakfı" hem de "Şeyh İzzeddin Mahallesi Mescidi Vakfı" kayıtları mevcuttur. Bu da o dönemde bölgenin onun ismiyle anılan bir mahalle ve ilim/tasavvuf merkezi olduğunu kanıtlar.
Yıkımı ve Restorasyonu: Orijinal türbe yapısı bakımsızlık nedeniyle 1930'lu yıllarda yıkılmış, alan üzerine daha sonra eklentiler yapılmıştır. 2015 yılında gerçekleştirilen arkeolojik araştırma ve temel kazılarının ardından türbe, orijinal mülkiyet sınırlarına ve kare planına uygun olarak yeniden ihya ve restore edilmiştir.