Türbedar logosuTürbedar
Türbe

Şeyh Turasan-I Veli Hz

📍 Fırınönü / İncesu / Kayseri

Şeyh Turasan-I Veli Hz, İncesu, Kayseri konumunda bulunan bir türbedir.

Şeyh Turasan-I Veli Hz Hakkında

Şeyh Turesan Veli Hakkındaki Menkıbeler Şeyh Turesan Veli hakkında tarihî kayıtların yanı sıra, halk arasında yüzyıllardır anlatıla gelen menkıbeler de bulunmaktadır. Bu menkıbeleri ilk defa derleyen kişi, 1846’da İncesu’da doğan azınlıklardan araştırmacı öğretmen Jean Nicolaides’tir. Nicolaides’in topladığı bilgiler, 1889’da Paris’te “Anadolu’nun Halk Hikâyeleri” adıyla dört büyük cilt hâlinde yayımlanan kitabın ikinci bölümünde yer alır. Bu bölüm Türkçeye çevrilmiştir. Selçuklu Dönemi ve Horasanlı Dervişler Alâeddin Keykubad (I. Alâeddin Keykubad) Konya Selçuklu Sultanı iken, İran’daki Horasan’dan yetmiş bin derviş, Moğol istilası nedeniyle Anadolu’ya sığınmaya karar verir. Sultan Alâeddin Keykubad bu dervişleri büyük bir misafirperverlikle kabul eder, onlara hediyeler verir ve şeyhlerine verimli topraklar ile geniş imtiyazlar bağışlar. Bu şeyhlerden biri olan Şeyh Turesan Veli, Konya Selçuklu Sarayı’nda büyük itibar kazanır ve sultanın mühürdarı olur. Fazilet sahibi hanımı da sultanın hanımının gözde nedimesi hâline gelir. Daha sonra Sultan Alâeddin Keykubad, Şeyh Turesan Veli ile birlikte başka bir şeyh olan Şeyh Çoban’ı Erciyes Dağı yakınlarındaki verimli topraklara yerleştirir. Şeyh Turesan Veli, bugün mezarının bulunduğu Tekke Dağı’nın tepesine yerleşir. Şeyh Çoban ise Erciyes Dağı’nın batı yamacında, bugün onun adıyla anılan Şeyh Şaban köyüne yerleşir. IV. Murad ve Ordunun Doyurulması Menkıbesi Osmanlı Sultanı IV. Murad, Bağdat Seferi’ne giderken ordusuyla Şeyh Turesan Veli ile Şeyh Çoban’ın toprakları arasındaki ovadan geçer. İki şeyh dağdan inerek sultana ve ordusuna misafirperverlik gösterir. Sultan Murat attan iner, şeyhlere saygı gösterir ve bir müddet onlarla birlikte yürüyerek düşman hakkında bilgi alır. Ordu bu görüşmeden dolayı sabırsızlanınca Sultan, “Yürüyün ama yavaş, yavaş!” diye emreder. O günden sonra ovanın adı Yavaş olur. Sultan, şeyhlerin kendisini ve ordusunu nasıl doyuracağını düşünerek daveti kabul etmek istemez. Ancak iki ihtiyarın ısrarı üzerine kabul eder. Oysa Şeyh Turesan Veli’nin sadece bir kişiyi doyuracak kadar bulguru, Şeyh Çoban’ın ise bir topak tereyağı ile bir zembil yulafı vardır. İki şeyh erzaklarını birleştirip pilav hazırlar. Bu pilavla sultanı ve bütün ordusunu doyururlar. Şeyh Çoban’ın yulafı da ordunun atlarını besler. Taş Atma ve Sınır Belirleme Menkıbesi Şeyh Turesan Veli ile Şeyh Çoban, Sultan Alâeddin Keykubad’ın kendilerine ihsan ettiği toprakları paylaşmak için bir araya gelirler. Şeyh Çoban Erciyes Dağı’ndan kocaman bir taşı “Bu taşın düştüğü yer bize sınır olsun” diyerek fırlatır. Üç yüz kilo ağırlığındaki taş, Erciyes’ten bir günlük mesafeye düşer (bugünkü Şeyh Çoban türbesinin bulunduğu yere). Şeyh taşı öyle kuvvetle sıkmıştır ki parmak izleri taşa çıkmıştır. Velinin mezarı yanında başka bir kaya üzerinde de atının nal izleri bulunduğu rivayet edilir. Şeyh Turesan Veli’nin Hayatı ve Kerametleri Şeyh Turesan Veli, dünyadaki en faziletli insanlardan biri ve Allah katında büyük bir veli olarak kabul edilir. Aşırı kanaatkâr bir hayat sürer; ömrü boyunca siyah taştan sofrasında bulgur pilavı yemiştir. Çevresindekiler onun varlık içinde bu sade yaşayışına şaşırırdı. Kırk hanımdan çocuğu olmuş, hepsi kendisi gibi sade ve örnek insanlar olarak yetişmiştir. Çocuklarından biri keramet sahibiydi; kuşlar ve yabani tavşanlar ona gelip avcıların kendilerini avlamasından şikâyet ederlerdi. Bunun üzerine bu zat, Erciyes civarında avlanmayı engellemiştir. Son zamanlara kadar Tekke Dağı’nda avlanmak yasaktı. Hunat Hatun ve Tekkenin Kuruluşu Tekke Dağı’ndaki tekkenin kapısı önünde bulunan delikli taşla ilgili menkıbe şöyledir: Alâeddin Keykubad’ın hanımı Hunat Hatun, Şeyh’e büyük hürmet gösterir ve ona yardımcı olmak ister. Çünkü Şeyh, Hunat Hatun’u Hristiyan iken Müslüman etmiştir. Hatun’un ısrarı üzerine Şeyh keramet gösterir: Büyük bir taşı eline alır ve “Düştüğü yere tekke ve türbe yaptırmanı istiyorum” der. Taşı fırlatırken “Yavaş taşın, yavaş!” der. Taşın geçtiği yer Yavaş adını alır. Ardından “Tekne taşın, tekne!” (muhtemelen Arapça “sekîne” / durmak, yerleşmek anlamında) der ve taş durur. Halk bunu “tekke” olarak anlayınca buraya Tekke Dağı denir. Hunat Hatun taşın durduğu yere tekke ve türbe yaptırır, çevresindeki geniş araziyi vakfeder. Şeyhin attığı taş bugün hâlâ durmakta olup üzerinde parmak izi ve kılıç izi bulunmaktadır. Dağda bir zamanlar atının ayak izleri de görülürdü. Şeyh başka bir kerametiyle dağın tepesinden asasını vurarak su çıkarmıştır. Bugün “Asa” denilen bu pınar, tekkenin batısında yaklaşık üç yüz metre uzaklıktadır.

Konum Bilgileri

Tür
Türbe
İl
Kayseri
İlçe
İncesu
Mahalle / Köy
Fırınönü
Koordinat
38.57628, 35.12928

Kayseri'de Diğer Ziyaret Yerleri

Kayseri türbelerinin tümünü gör (60) →

Türbedar'ı Telefonuna Kur

Haritada yakınındaki türbeleri bul, ziyaret ettiklerini işaretle, bildiğin yerleri ekle. Ücretsiz ve reklamsız.

iPhone: Safari ile turbedar.web.app'i aç → Paylaş → Ana Ekrana Ekle